Ana içeriğe atla

Öfke

Öfke (Şiddet) Ne Demek?

          İnsanların bir insanı üzmek için fiziksel şiddet uygulaması gerekir mi?İnsana söylenen bazı sözler kırabilir mi?Bazı insanlar neden her şeye kırılır ya da üzülür?Şiddet nedir?;Tanımı nedir?Şiddetin anlamı,Şiddet, bir kişi veya gruba yönelik; mağdurun bedensel bütünlüğüne, mallarına veya simgesel ve kültürel değerlerine zarar verecek şekildeki her türlü davranıştır,olarak tanımlanır sitelerde.Peki içindeki anlamlar daha ayrıntılı olamaz mı?Bir insanın bir canlı ya da varlığa vururken veya kırıcı sözleri söylemesindeki amacı nedir?İnsan neden öfkelenir?Öfke duygusu sadece insana mı aittir?İnsan aç gözlüdür ve her şeyde kendi dediğin olmasını ister o amaç doğrultusunda ilerler.


          Şiddetin her türlüsü insanı kırar,incitir ve üzer. Şiddet adı verilen kavram öfke ile doğru orantılı olarak ilerler. Öfkesi fazla olan birinin şiddete eğilimi artar ve her türlü şiddeti uygulamaya başlar. Öfke kavramı olmasa şiddet olmazdı diyebilir miyiz? Velevki öfke olmadı bu döngü doğrultusunda şiddet de gerçekleşmedi. Hayatımız bu durumdan pozitif mi yoksa negatif mi ilgilenir ?Şiddeti uygulayan insan acizdir.Bize ya da başka birine uyguladığı herhangi bir tür şiddet insanın acizliğini gösterir. Yani öfke denilen duygu olmasa o insanla iyi anlaşırız.İşte bize insanların gerçek yüzlerini gösteren araçtır öfke.



        Hayatımıza değer verelim,öfkelenmemeye çalışalım.Fakat bizlerde insanız.Bazı duruml arda öfkelenebilriz.Fakat öfkemizi kontrol ederek hayatımızı sürdürebiliriz.!UNUTMAYALIM! 'İnsandaki iyi ya da kötü her duygu ona bir şey katar.Önemli olan insanın onu farketmesidir.'

                                   

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Honeyland

 Honeyland           Honeyland (Медена земја) , Tamara Kotevska ve Ljubomir Stefanov'un yönetmenliklerini üstlendiği dünya prömiyerinin 28 Ocak'ta 2019 Sundance Film Festivali'nde yapılmış olan Makedonya belgeselidir.            Uzak bir dağ köyü olan Bekirlija'da yaşayan , yabani arıların yalnız arıcılarından Hatidže Muratova'nın hayatını konu alır ve komşuları yakınlara taşınmadan önce ve sonra yaşam tarzını takip eder.           Başlangıçta, Kuzey Makedonya'da Bregalnica nehri ve çevresindeki bölgenin korunmasına odaklanan, hükümet tarafından finanse edilen kısa bir belgesel olarak tasarlanmıştır. Ancak belgesel ekibi Hatidže ile tanıştıktan sonra odak noktaları değişmiştir. İlk etapta belgesele katılmaya isteksiz olsa da Hatidže, dünyaya sürdürülebilir bir yaşam mesajı göndermek için dahil olmayı kabul eder. Film, Hatidže'nin annesiyle olan ilişkisine odaklanacaktır ve yönetmenler, göçebe aile daha ...

Origins

I Origins            I Origins, Mike Cahill tarafından yazılıp yönetilen 2014 yapımı Amerikan bilimkurgu, romantik, drama filmidir . Bağımsız yapım, 18 Ocak 2014'te 2014 Sundance Film Festivali'nde ilk gösterimi yapılmıştır. 11 Ekim 2014'te Catalunya Uluslararası Fantastik Sinema Festivali'nde En İyi Uzun Metrajlı Film Ödülü'nü kazanmıştır. İnternet Movie Database (IMDb) 'de 10 üzerinden 7.3 puan almıştır. Sinema göstermi posteri.           Doktora öğrencisi Ian Gray, araştırma ortağı Kenny ve birinci sınıf laboratuvar asistanı Karen ile birlikte gözün evrimini araştırmaktadır. Elizonda ile Gray'in aşkı ile başlayan serüven Hindistan'da son bulacaktır.           Film 1 saat 56 dakika. İlk 40-45 dakikası romantizm ile sürereken yarısından sonra film hareketleniyor ve akış değişiyor.           İris benzerliği ruh benzerliği ile eşleşebilir mi? Filmin asıl amacı bu soruyu aydınlatm...

Yirmi

-20          20. Bir çocuk bile ilk zamanlar ona kadar saymayı öğrenir, yirmiye kadar saymak zordur onun için. Bizler ise dünyada yaklaşık 20 yıldır ruhumuzla, bedenimizle varız. Ruh için fazla, insan hayatı için kısa sayılabilecek yıl sayısı kadar.           İnsan neden memnun olmaz? Küçükken büyümek, büyürken küçülmek ister. İnsan geri getiremeyeceği ya da durduramayacağını bildiği şeylere etki edemeyeceğini bildiği için memnuniyetsizleşir. Küçük iken büyüyünce her şeyin güzel olacağını, istediğimiz gibi yaşayacağımızı umarak büyüdük. Ama öyle değilmiş.           Bir olgunun belirsiz olması durumu bizi tedirgin eder. Sonucu iyi olsa bile. İnsan önünü, arkasını net bir biçimde görmek ister. Ancak yirmili yaşlar öyle değil. Hayatımızdaki hiçbir şey belli değil. İleride ne olacağımız belli değil. İnsanın bu yaşlarda varoluşsal sancılar çekmesi normal herhalde. Karşısına çok fazla seçenek çıkıyor: mesleği, ilgi ala...