Ana içeriğe atla

Korku

 İNSAN NEDEN KORKAR?

          İnsan her daim duygularına sahiptir.Hiçbir inan duygusuz değilidir.Aslında duygusuz insanın duygusu duygusuz olmasıdır.İnsanların hareketlerinden onların duygularını tahmin edebiliriz.Aslında her kültürün bir sevinme,üzülme gibi törenleri vardır.Bu törenleri duygular meydana getirir.Duygular insana insan vasfını katan ikinci etmendir.İlk etmen ise düşünmektir bence.Örneğin;eskiden Türkler'de yuğ törenleri yapılırmış.Bu törenlerde ölmüş birinin yiğitliğini,o kişinin değerini anlatan,ölümünden doğan acıyı dile getiren şiirler okunurmuş.Aslında insanın duyguları her noktayı etkiliyor.Dini ritüeller bile duygularımızdan etkilenebiliyor.Bir insan birine mutlu anını anlatıyorsa gülümsüyordur.Bu nedenle iyisiyle kötüsüyle her duygumuza sahip çıkmalı ve o duyguların her birinin hayatımıza renk kattığını unutmamız gerekir.Bazı insanlar her şeyden korkabilir.Sizce bunun nedeni nedir?İnsan kendini bilinç altında oluşturur.Bu bilinç altı onu etkileyerek beynine korku sinyalleri verir ve birey korkar.



          Kormak nedir?Korku eylemi neden yaşanır?Korku eylemi bazı sitelerde ''Korku, bir belirsizlik karşısında tehdit algısı ile tetiklenen, rahatsız edici ve olumsuz bir his. Korku belirli bir ağrı veya tehdit olarak algılanan bir olay sonucunda, uyarıcı bir tepki olarak ortaya çıkan yaşamsal bir mekanizmadır.Korku görünüşte evrensel bir duygudur.'' olarak tanımlanır.İnsan bir köpekten,kediden,insandan,böcekten korkabilir.Şimdi düşünelim; Hindistan'da maymunlar sokak ortalarında dolaşıyor.Orada yaşayan insanlar genel olarak korkmaz.Korku eylemi yaşadığımız coğrafi bölgeden,ortamdan etkilenir.Bilinç altımız karşısındaki varlığın ona zarar vereceği anı düşünür ve onu yapacakmış gibi davranır.Bunun sonucunda beyin korkma refleksi ya da duygusunu ortaya çıkartabilir.Aslında insan kendi kendine zarar verebilir.Örneğin;Ben odamad bir örümcek gördüm ve korktum.Annemi çağırdım,annemde örümceği öldürmeye çalışıyordu.Ben de o sırada telefonumu koltuğun üzerine koymuştum ve koltuğun üzerine çıktım.O sırada annemde bir korku refleksi gösterdi bende yapmış olduğu refleksten korkarak koltuğun üzerine düştüm.Telefonun ekranına bacağım ile bastırıp,kırmıştım ve telefonumun kırıldığını ilk başta fark etmememiştim bile.Korku duygusunu ilk öncelikle kafamızda yani bilinç altımızda yok etmemiz gerekir.


          Korku duygusu beraberinde obsesif kompulsif bozukluğu (OKB) meydana getirebilir. ''Obsesyonlar, gitmeyen, istenmeyen ve aşırı sıkıntıya yol açan düşünceler, görüntüler veya fikirlerdir. Kompulsiyon ise obsesyonların neden olduğu yoğun sıkıntı ve huzursuzluğu azaltmak ya da ortadan kaldırmak üzere yapılan yineleyici davranış ve zihinsel eylemlerdir.'' Korku duygusu insanların kendi kendine zarar vermesini sağlayabilir.Bu nedenle insanın beyninde korkuyu absorbe etmesi gerekir.OKB,bir şeyi yapınca onun kötü olacağını düşünmesi sağlar.Bunun sonuncunda bilinçaltı onun korkaması sağlar.

          Bazı kültürlerde de korkmak eylemi koymak eylemine dönüşmüştür.Kıbrıs kültüründe çay koymak eylemi yerine çay korkmak eylemi kullanılırmış.Her kültür kendi içinde kelime zenginliklere ile saklıdırlar.

          İnsan duygularıyla ve zekası ile insandır.İnsan isterse her şeyi başarabilir.Her şey kafada başlar ve kafada biter.!UNUTMAYALIM! 'Zekamız bizim çalışanımızdır,bizi çalıştırmamalı ve yönetmemelidir.'

                                                          
                                                           

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Honeyland

 Honeyland           Honeyland (Медена земја) , Tamara Kotevska ve Ljubomir Stefanov'un yönetmenliklerini üstlendiği dünya prömiyerinin 28 Ocak'ta 2019 Sundance Film Festivali'nde yapılmış olan Makedonya belgeselidir.            Uzak bir dağ köyü olan Bekirlija'da yaşayan , yabani arıların yalnız arıcılarından Hatidže Muratova'nın hayatını konu alır ve komşuları yakınlara taşınmadan önce ve sonra yaşam tarzını takip eder.           Başlangıçta, Kuzey Makedonya'da Bregalnica nehri ve çevresindeki bölgenin korunmasına odaklanan, hükümet tarafından finanse edilen kısa bir belgesel olarak tasarlanmıştır. Ancak belgesel ekibi Hatidže ile tanıştıktan sonra odak noktaları değişmiştir. İlk etapta belgesele katılmaya isteksiz olsa da Hatidže, dünyaya sürdürülebilir bir yaşam mesajı göndermek için dahil olmayı kabul eder. Film, Hatidže'nin annesiyle olan ilişkisine odaklanacaktır ve yönetmenler, göçebe aile daha ...

Origins

I Origins            I Origins, Mike Cahill tarafından yazılıp yönetilen 2014 yapımı Amerikan bilimkurgu, romantik, drama filmidir . Bağımsız yapım, 18 Ocak 2014'te 2014 Sundance Film Festivali'nde ilk gösterimi yapılmıştır. 11 Ekim 2014'te Catalunya Uluslararası Fantastik Sinema Festivali'nde En İyi Uzun Metrajlı Film Ödülü'nü kazanmıştır. İnternet Movie Database (IMDb) 'de 10 üzerinden 7.3 puan almıştır. Sinema göstermi posteri.           Doktora öğrencisi Ian Gray, araştırma ortağı Kenny ve birinci sınıf laboratuvar asistanı Karen ile birlikte gözün evrimini araştırmaktadır. Elizonda ile Gray'in aşkı ile başlayan serüven Hindistan'da son bulacaktır.           Film 1 saat 56 dakika. İlk 40-45 dakikası romantizm ile sürereken yarısından sonra film hareketleniyor ve akış değişiyor.           İris benzerliği ruh benzerliği ile eşleşebilir mi? Filmin asıl amacı bu soruyu aydınlatm...

Yirmi

-20          20. Bir çocuk bile ilk zamanlar ona kadar saymayı öğrenir, yirmiye kadar saymak zordur onun için. Bizler ise dünyada yaklaşık 20 yıldır ruhumuzla, bedenimizle varız. Ruh için fazla, insan hayatı için kısa sayılabilecek yıl sayısı kadar.           İnsan neden memnun olmaz? Küçükken büyümek, büyürken küçülmek ister. İnsan geri getiremeyeceği ya da durduramayacağını bildiği şeylere etki edemeyeceğini bildiği için memnuniyetsizleşir. Küçük iken büyüyünce her şeyin güzel olacağını, istediğimiz gibi yaşayacağımızı umarak büyüdük. Ama öyle değilmiş.           Bir olgunun belirsiz olması durumu bizi tedirgin eder. Sonucu iyi olsa bile. İnsan önünü, arkasını net bir biçimde görmek ister. Ancak yirmili yaşlar öyle değil. Hayatımızdaki hiçbir şey belli değil. İleride ne olacağımız belli değil. İnsanın bu yaşlarda varoluşsal sancılar çekmesi normal herhalde. Karşısına çok fazla seçenek çıkıyor: mesleği, ilgi ala...