Ana içeriğe atla

Düşünmek Nedir?

                                                    DÜŞÜNMEK😀

          Düşünmek; 8 harfli Arapça kökenli bir kelime. Peki içinde sakladığı anlamlar ne ? Hayat, Dünya, Evren, Sen, Ben, Biz…




          Descartes ne demiş.’Düşünüyorum öyleyse varım’. Aslında hayatta olmak için beyni çalıştırmak gerekir. Düşünmek bizi biz yapar ve bize değer katar. Her şeye güzel ya da kötü bir şekilde bakmamızı, ayırt etmemizi anlamamızı sağlar. Evreni, insanı, doğayı anlamak için düşünmek gerekir. İnsanı, hayvanı anlamak için de…Bu durumda Düşünmeyen insan yoktur demek doğru mudur? Aslında düşünmemekte düşünmek eylemeni gerçekleştirmez mi? Benim seçtiğim kelimelerde düşüncem sonucu ortaya çıkmıyor mu? Hayat düşünmekten, sorgulamaktan meydana gelmedi mi? Düşünmek her şeyin başlangıcı; En önemlisi de hayatın bir başlangıcı. Bir bebek bile düşünür; Bu ne diye sorar, sorgular. Tadına bakar, düşüncesi sonucunda yemeye devam eder ya da etmez. Herkes odunun tadını biliyor mu? Peki kimse neden yemiyor? Belki de beynimiz sorguluyor ve anlıyor. Bu durumda Düşünmek eylemi insanı yaşadığı ortamdan her yere götürebiliyor. Sen bunu okurken düşündün, ama bana hak verdin veya hak vermedin. Düşünmelisin sen de hayat için, Dünya için, en önemli olan da kendin için. Her şeyi anlamak için bu eylemi yapmalısın. Çünkü; hayatı sorgulamalıyız ki ben de varım diyebilelim. Aslında ben küçükken bir kaleme neden kalem denmiştir diye düşündüm, ama bir yanıtı yok; Neden?Biz bir yanıt oluştursak, olmaz mı? Hayır olmuyor. Ne yapıcaz peki? Kaderin bizi alacağı güne kadar kaderimizde bu varmış, böyle yaşayacağız mı diyeceğiz. Hayır hayatımızı sorgulayacağız ki hayatı yaşayabilelim. Hayatı, denizi, Mars'ı, martıyı... her şeyi ama her şeyi anlayalım. Bu evren öyle başı boş yaratılmadı, belli düzen, uyum içerisinde yaratıldı. Her şeye beynimizi kullanarak yanıt vermeye çalışıyoruz. Beynimiz düşünmeli düşünmez ise gerilemeye devam eder. Sonuçta Düşünmek hayat belirtisi ise yaşamak düşünce sonucudur. !UNUTMAYALIM! Düşünen insan ölmez. Çünkü, düşünceleri yaşar.



                                                               
                                                                
                                                                  
                                                                

Destek, talep ve görüşlerinizi yorumlarda belirtirseniz sevinirim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Honeyland

 Honeyland           Honeyland (Медена земја) , Tamara Kotevska ve Ljubomir Stefanov'un yönetmenliklerini üstlendiği dünya prömiyerinin 28 Ocak'ta 2019 Sundance Film Festivali'nde yapılmış olan Makedonya belgeselidir.            Uzak bir dağ köyü olan Bekirlija'da yaşayan , yabani arıların yalnız arıcılarından Hatidže Muratova'nın hayatını konu alır ve komşuları yakınlara taşınmadan önce ve sonra yaşam tarzını takip eder.           Başlangıçta, Kuzey Makedonya'da Bregalnica nehri ve çevresindeki bölgenin korunmasına odaklanan, hükümet tarafından finanse edilen kısa bir belgesel olarak tasarlanmıştır. Ancak belgesel ekibi Hatidže ile tanıştıktan sonra odak noktaları değişmiştir. İlk etapta belgesele katılmaya isteksiz olsa da Hatidže, dünyaya sürdürülebilir bir yaşam mesajı göndermek için dahil olmayı kabul eder. Film, Hatidže'nin annesiyle olan ilişkisine odaklanacaktır ve yönetmenler, göçebe aile daha ...

Origins

I Origins            I Origins, Mike Cahill tarafından yazılıp yönetilen 2014 yapımı Amerikan bilimkurgu, romantik, drama filmidir . Bağımsız yapım, 18 Ocak 2014'te 2014 Sundance Film Festivali'nde ilk gösterimi yapılmıştır. 11 Ekim 2014'te Catalunya Uluslararası Fantastik Sinema Festivali'nde En İyi Uzun Metrajlı Film Ödülü'nü kazanmıştır. İnternet Movie Database (IMDb) 'de 10 üzerinden 7.3 puan almıştır. Sinema göstermi posteri.           Doktora öğrencisi Ian Gray, araştırma ortağı Kenny ve birinci sınıf laboratuvar asistanı Karen ile birlikte gözün evrimini araştırmaktadır. Elizonda ile Gray'in aşkı ile başlayan serüven Hindistan'da son bulacaktır.           Film 1 saat 56 dakika. İlk 40-45 dakikası romantizm ile sürereken yarısından sonra film hareketleniyor ve akış değişiyor.           İris benzerliği ruh benzerliği ile eşleşebilir mi? Filmin asıl amacı bu soruyu aydınlatm...

Yirmi

-20          20. Bir çocuk bile ilk zamanlar ona kadar saymayı öğrenir, yirmiye kadar saymak zordur onun için. Bizler ise dünyada yaklaşık 20 yıldır ruhumuzla, bedenimizle varız. Ruh için fazla, insan hayatı için kısa sayılabilecek yıl sayısı kadar.           İnsan neden memnun olmaz? Küçükken büyümek, büyürken küçülmek ister. İnsan geri getiremeyeceği ya da durduramayacağını bildiği şeylere etki edemeyeceğini bildiği için memnuniyetsizleşir. Küçük iken büyüyünce her şeyin güzel olacağını, istediğimiz gibi yaşayacağımızı umarak büyüdük. Ama öyle değilmiş.           Bir olgunun belirsiz olması durumu bizi tedirgin eder. Sonucu iyi olsa bile. İnsan önünü, arkasını net bir biçimde görmek ister. Ancak yirmili yaşlar öyle değil. Hayatımızdaki hiçbir şey belli değil. İleride ne olacağımız belli değil. İnsanın bu yaşlarda varoluşsal sancılar çekmesi normal herhalde. Karşısına çok fazla seçenek çıkıyor: mesleği, ilgi ala...